+ Konuyu Cevapla + Yeni Konu Aç
Toplam 41 Sayfadan 41. Sayfa BirinciBirinci ... 31 39 40 41
Toplam 407 sonuçtan 401 ile 407 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: FTÖ (Fetullah Terör Örgütü)Fethullah GÜLEN Dedikleri HOCA KİM ?!!

  1. #401
    Administrator METEHAN has much to be proud of METEHAN has much to be proud of METEHAN has much to be proud of METEHAN has much to be proud of METEHAN has much to be proud of METEHAN has much to be proud of METEHAN has much to be proud of METEHAN has much to be proud of METEHAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2011
    Mesajlar
    1,647
    Rep Puanı
    10000

    Standart Cevap: FTÖ (Fetullah Terör Örgütü)Fethullah GÜLEN Dedikleri HOCA KİM ?!!



    Uzun kulak Fetocular Türkiye'de uçan kuşu bile dinlediler.
    Karşı operasyonda MİT-PKK muhabbeti ortaya çıkınca suçu İsrail'e atıyorlar.

    Ülkeyi yol geçen hanına döndürdüler. İsrail'in MİT'in gizli toplantısında ne işi var?

    Yoksa MİT-PKK masası İsrail'in patronluğunda mı kurulmuştu?


    [Linkleri Sadece Üyelerimiz GörebilirÜye Ol]
    DİKKAT !
    TÜRK ARTIK UYAN!
    TÜRK MİLLETİ UYUMA,UYAN ARTIK!
    TÜRKLERİN KANI AKIYOR!
    ATEŞ ARTIK TÜM TÜRKLERİ SARIYOR!
    DİNLE TÜRK ! ULU ÖNDERİMİZ DİYOR Kİ!
    BÜTÜN TÜRKLER BİR ORDU ALTINDA TOPLANACAKTIR!
    HER DİNDEN VE HER MEZHEPTEN TÜRK,HAS TÜRKTÜR.
    TÜRK,SÜNNİ,Şİİ,ALEVİ,ŞAFİ,İSEVİ,MUSEVİ,ŞAMANİST, GÖKTANRICI VE HANGİ İNANÇTAN OLURSA OLSUN, BİZİM KANIMIZ VE CANIMIZDIR.

  2. #402
    Root Admin TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    5,132
    Rep Puanı
    10000

    Standart Cevap: FTÖ (Fetullah Terör Örgütü)Fethullah GÜLEN Dedikleri HOCA KİM ?!!

    Lütfen yanıt veriniz Fethullah Gülen!

    GAZETECİ arkadaşım Murat Bardakçı pazar günü bizim gazetede çok ilginç bir olayı belgeledi. Fethullah Gülen bir kitap yazmış, geçmişte yayınlanan bir kitapta yer alan bölümleri aynen kullanmıştı.

    Arapça deyimiyle 'intihal' yapmıştı. Türkçesi: Eser kopyacılığı. Örneğin birilerinin geçmişte yazdığı kitabı sanki kendisi yazmış gibi gösterip, kendi ismiyle aynen yayınlamak!

    Bunu pek çok insan yapıyor. Bazı üniversite hocaları ve gazeteciler dahil.

    Bundan birkaç yıl önceydi. Necmettin Erbakan'ın gazetesinde bir köşe yazısı okudum. Yazıdaki cümleler bana yabancı gelmiyordu! Adam köşesinde benim bir gün önce Hürriyet'te çıkan yazımı aynen almış, bedavadan kendi ismiyle kullanmıştı. Ertesi gün bu utanılacak durumu burada yazdım. O gazeteciden ne bir özür geldi, ne bir şey!

    ***

    Şemsettin Günaltay geçmişte başbakanlık yapmış, dini yönü güçlü bir devlet adamı. Ama yobaz, mürteci, din tüccarı değil. Tarih, ahlak ve din konularında eserleri var. Uzun süre önce, 1915 yılında 'Zulmetten Nura' isimli bir kitap yazıyor.

    Aradan yıllar geçiyor ve bu kez Fethullah Gülen, 2004 yılında bir kitap yayınlıyor: 'Buhranlar Anaforunda İnsan.'

    Kitap yeni. Son baskısı bundan sadece 4 ay önce piyasaya verilmiş...

    Ve ne acıdır ki, cümleler ve bölümler aynen Günaltay'ın kitabından apartılmış. Fethullah Gülen, bu kitabını kendi fikir ve görüşleri olarak okurlarına sunmaktan çekinmiyor.

    Murat Bardakçı bu yapılanı küt diye yakalamış, her iki kitabı yan yana koyup kanıtlamış.

    Arada sadece bir fark var! Şemsettin Günaltay'ın o tarihlerde yazılmış kitabında doğal olarak Arapça ve Farsça sözcükler yoğun. Fethullah Gülen, ya da onun adına iş yapan ekibi, anlaşılsın diye bunları bir miktar Türkçeleştirmiş!

    Ancak burada da 'ufak tefek, önemsiz' bir şeyler olmuş! Örneğin Şemsettin Günaltay'ın kitabında geçen 'Türk' sözcükleri, Fethullah Gülen tarafından 'mümin' diye değiştirilmiş.

    Türk yok, mümin var!.. Çünkü Türkler mümin olamaz, müminler Türk olamaz!

    ***

    Uzun süredir Türkiye'ye gelemeyen ve ABD'deki çiftliğinde yaşamayı yeğleyen Gülen, kamuoyunda 'din adamı' ve Fethullah-Nur cemaatinin lideri olarak biliniyor.

    Şimdi sormak ve yanıt beklemek gerekiyor:

    Bir din adamı, başkasının malını nasıl sahiplenir? Başkasının kitabına nasıl imza atar? Bu yolla cemaatini, her gün para topladıkları işadamlarını, el attıkları öğrencileri ve devletteki adamlarını nasıl kandırmaya kalkışır? Bu sahtecilik değil midir?

    Bunu yapmak bir din ad***** yakışır mı? Dinimize göre bu bir günah mıdır, değil midir?

    Elinde gazetesi var, televizyonu var. Bu sorulara mutlaka yanıt vermesi gerekir. Bana yanıt gelirse (biraz zor gelir!) size aynen aktarırım.

    Murat Bardakçı yalan yanlış yazdıysa, onu bizim gazeteden derhal kovmalı!

    Ama yazdıkları doğruysa, Fethullah Gülen'in yaptığı vallahi de billahi de çok çok ayıp! Tövbe estağfurullah!

    Kaynak: Hürriyet/14/12/2004/Emin Çölaşan
    El etek öpmeyi hiç tanımadı
    Zindanlar,sürgünler hiç yıldırmadı
    Kurşunlar yağdı da hiç aldırmadı
    Ocağı Türk, çeliği Türk, suyu Türk!


    UyanTürk

    Atsız Diyor ki:

    Ben, yabancı kaynaklı hiçbir fikri benimsemeğe tenezzül etmeyecek kadar millî şuur ve gurura malik bir Türk‘üm. Siyasi, içtimai mezhebim Türkçülük‘dür

  3. #403
    Root Admin TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    5,132
    Rep Puanı
    10000

    Standart Fethullah gülen'in cıa-mossad ve vatikan muhabbeti.

    Bugün ABD raporları da gösteriyor ki, 1997 yılına kadar Türkiye'de Derin Devlet tarafından kullanılan ve desteklenen Fethullah GÜLEN Pensilvanya'ya gittikten sonra CIA-MOSSAD ve VATİKAN arasındaki gönül muhabbetini arttırarak devam ettirmiştir.

    Fethullah GÜLEN'in bugün kü nüfus gücü Türkiye'deki siyasi iktidarları devirmeye veya değiştirmeye kadar gittiğine dikkat çeken ABD'li yetkililer bu nedenle GÜLEN'in peşini hiç bırakmıyorlar.

    Amerikan menfaarleri sözkonusu olunca AKP'ye bile rest çekmekten çekinmeyen Hoca efendi siyasi bağlamda da AKP'li politikacılara ecel terleri döktürüyor.

    Bir yanda ABD,diğer yanda Avrupa Birliği ve Vatikan ,Musevi cemaati ,Hahambaşları ile Dinlerarası diyalog adında işbirliğine giden Fethullah GÜLEN'in TÜRK DÜNYASI için ILIMLI İSLAM MODELİ için Okullar kurduran Amerikalıların hedefi Orta Asya'da fethullah GÜLEN üzerinden etkinlik sağlamak ve Bölge de Milliyetçilik akımlarının kontrol alınmasını sağlamaktır.

    Pek çok Ülküdaşımız ''Hocaefendi Orta Asya da Okullar açıyor''Bunun neresi kötü'' diyerek bazen eleştirilerde bulunabilir.Onlar tabii manzaranın iç yüzünü bilmedikleri için olaylara yüzeysel bakıyorlar.Hocaefendi Orta Asya da Türklüğü mevta etmek üzere yani Türk Birliğinin gerçekleşmesinin önünü kesmek üzere görevlendirilmiş bir CIA ajanıdır.Bu böyle biline.

    Hedeflerinde Türkçe Eğitim değil ingilizce Eğitim vardır.TÜRKÇE'yi nostalji olarak Türkiye'deki insanları kandırmak üzere Türkçe Olimpiyatları yaparak sempati toplamaya çalışırlar.Ancak gerçek hiç te böyle değildir.Nitekim GÜLEN'le yıllar sonra yollarını ayıran sır katiplerinden Nurettin VEREN, Türk Dünyasında kurduğu okullarla İngiliz kültürüne hizmet ettiğinden dolayı İngilizlerden ödüller aldığını itiraf etmiştir.

    ABD Eski başkanı CLİNTON'un danışmanı ECKELMAN İslamı hristiyanlığa yakınlaştırıp protestanlaştırdığı için Fethullah GÜLEN'i ''İslamın Martin LUTERİ'' olarak ilan ediyor.Tayyip ERDOĞAN ve AKP'liler ise bu konuda isim değişikliği yaparak liberal İslam ifadesini kullanıyorlar.Oysa kafalarındaki ılımlı islam la ilgili modelini çoktan kabul etmiş görünüyorlar.Liberal İSLAM AKDAMAR ve SÜMELE'deki ayinlerden sonra Türkiye'de kendisini iyice hissettirmiş görünüyor.

    Açıkça ifade etmek gerekirse bu Amerikan projesinin başarı payı Fethullah GÜLEN'e aittir.Türk Milletçileri olarak gözümüzde İslam Bozguncusu bir kardinal'den farkı yoktur.Takiyye yapmaya yüreğim elvermediği için Türk Milliyetçilerine doğru bilgi aktarmak ve yazdığımız yazıların vebalini taşırken Cenabı Allah'a da hesap vermek durumunda olduğumuzun da idraki içindeyim.

    AKP'LİLER VE FETHULLAH GÜLEN CEMAATİ ANAYASA'NIN İLK ÜÇ MADDESİNİN DEĞİŞTİRİLMESİNİ İSTİYOR EYY TÜRK MİLLİYETÇİLERİ..

    Kabul ediyormusunuz.

    Eğer ''Hübbül vatan minel iman'' sa ,Ne vatanımızın bir tek çakıl taşından Ne de vatanımızda yaşayan bir tek vatan evladından vazgeçmeyeceğimizi bütün dünya ya haykırmanın vakti gelmiştir.

    HAYDİ ÜLKÜDAŞLARIM SÖZ SIRASI SENDE...

    ERTUĞRUL KALAFAT
    YAZAR
    El etek öpmeyi hiç tanımadı
    Zindanlar,sürgünler hiç yıldırmadı
    Kurşunlar yağdı da hiç aldırmadı
    Ocağı Türk, çeliği Türk, suyu Türk!


    UyanTürk

    Atsız Diyor ki:

    Ben, yabancı kaynaklı hiçbir fikri benimsemeğe tenezzül etmeyecek kadar millî şuur ve gurura malik bir Türk‘üm. Siyasi, içtimai mezhebim Türkçülük‘dür

  4. #404
    Administrator METEHAN has much to be proud of METEHAN has much to be proud of METEHAN has much to be proud of METEHAN has much to be proud of METEHAN has much to be proud of METEHAN has much to be proud of METEHAN has much to be proud of METEHAN has much to be proud of METEHAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2011
    Mesajlar
    1,647
    Rep Puanı
    10000

    Standart Fethullah Müslüman Değil Bahailerin Lideri

    Fethullah-Bahaîlik ilişkisi
    S

    emih Tufan Gülaltay, İleri Yayınları'ndan çıkan "Fethullah Müslüman mı?" adlı kitabında Fethullah Gülen'i farklı bir açıdan inceliyor.
    Kendi kaleminden okuyalım:
    "Bu kitaptaki ana mevzu, Fethullah'ın rejim düşmanlığı ya da ABD adına yüklendiği misyon değil...
    Ben O'nun İslamiyet'in içine sokulmuş bir Truva atı olup olmadığını sorguluyorum.
    O bir Truva atı mıdır?
    Fethullah Bahaîler'in gizli lideri midir?
    Amaç İslam dinini tahrif etmek midir?
    Gerçek ve halis müslüman kitlemizi Fethullah'tan nasıl koruyabiliriz?
    Ve benim için işin en önemli yanı 21.
    asrın en büyük dinamik gücü olan Türkçü gençliğin Türk-İslam sentezi adı altında kandırılmasının önüne geçme yollarının ortaya konmasıdır...
    Nurculuğun Türk milliyetçilerinin sırtına basarak Tevrat ittifakı kurmasının önüne geçmek, Orta Asya'da misyonerlik okulları açarak İngilizceyi Orta Asya'da tek dil haline getirme çalışmalarına artık dur diyebilecek miyiz?

    Fethullah'ın birinci gayesi Türk devletini ele geçirmek, ikinci gayesi ise, geçmişin intikamını almak için İran'ı istila edip İran'la harbe girmektir...
    O, bu operasyonda Turancıları kullanmayı düşünüyor...
    Bütün Türk dünyasını ele geçirdikten sonra ise önce aldatmaca bir dinler diyalogu oluşturacak sonra da gerçekte bir Tevrat ittifakı olan Bahaîliğe geçiş sürecini başlatarak bütün dünya dinlerini Bahaîlik altında birleştirme sürecini başlatacaktır...
    Son merhalesi Fethullah'ın "mesih" ilan edilerek dünya peygamberliğine adım atmasıdır..."

    Kitapta Gülaltay, Fethullahçılığın kökeni İran'a uzanan Bahaîlik tarikatının bir kolu olduğunu ve Gülen'in Bahailiğin günümüzdeki lideri olduğunu iddia ediyor.
    Gülaltay'a göre, Bahaîlik sıradan bir tarikat veya cemaat değildir.
    Hatta Bahaîlik İslam içinde bir mezhep de değildir.
    Bahaîlik, 3 büyük dini, İslamiyeti, Hıristiyanlığı ve Museviliği tek bir pota altında birleştirmeye çalışan bir dinlerüstü mezheptir.
    İran'da İslam öncesi geleneklerini sürdürmek isteyen ve bu nedenle İslamiyeti diğer dinlerle birleştirmeye ve tahrif etmeye çalışan çeşitli tarikatlara dayanmaktadır.
    Bahaîliğin ortaya çıkışını 800'lü yıllara kadar götüren Gülaltay'a göre Fethullah'ın Müslümanlık anlayışının ardında aslında kökeni İran'a dayanan bu İslamdışı tarikatlar vardır.
    Dolayısıyla Fethullah'ın ne kadar Müslüman olduğu sorgulanmalıdır.

    Gülaltay kitabında, İran'daki Batınî mezheplerinin her birinin ortaya çıkışını ve birbirini nasıl takip ettiğini anlatıyor ve bu mezheplerin neden İslamdışı sayıldığını örnekleriyle okuyucuya sunuyor.
    Gülaltay, İran'daki İslamdışı mezhepleri Mazdek'le başlatıyor.
    Sonra sırasıyla, Hürremiye Mezhebi, Babek, İsmailiye ve Hasan Sabbah, Hurufîler, Cavidaniye, Babilik, Bahaîlik...
    Gülaltay'a göre bu mezhepler farklı isimler taşımalarına karşın aslında aynı mezhebir devamıdır.
    Çünkü, sık sık İran Devleti'ne ve Halifeliğe karşı ayaklanan bu mezhepler, başarısız olunca yollarına devam edebilmek için isim değiştirmiştir.
    Yoksa eylemleri de inançları da farklı değildir.

    Gülaltay kitabında, İran'daki Batınî mezheplerinin her birinin ortaya çıkışını ve birbirini nasıl takip ettiğini anlatıyor ve bu mezheplerin neden İslamdışı sayıldığını örnekleriyle okuyucuya sunuyor.
    Gülaltay, İran'daki İslamdışı mezhepleri Mazdek'le başlatıyor.
    Sonra sırasıyla, Hürremiye Mezhebi, Babek, İsmailiye ve Hasan Sabbah, Hurufîler, Cavidaniye, Babilik, Bahaîlik...
    Gülaltay'a göre bu mezhepler farklı isimler taşımalarına karşın aslında aynı mezhebir devamıdır.
    Çünkü, sık sık İran Devleti'ne ve Halifeliğe karşı ayaklanan bu mezhepler, başarısız olunca yollarına devam edebilmek için isim değiştirmiştir.
    Yoksa eylemleri de inançları da farklı değildir.

    Bu tarikatların kısa bir tarihin sunduktan sonra Fethullah'ın bu tarikatlarla bağlantısını yapıtlarından örneklerle açıklanıyor.
    Örneğin Batınî tarikatlarının en önemli özelliği yasak kimliklerini saklayarak takiyye yapmalarıdır.
    Gülaltay'a göre, Batınîler takiyye yaparak gerçek inançlarını gizlerler, Müslümanlarla kaynaşırlar ve devleti içten içe fethetmeye çalışırlar.
    Aynen Fethullahçılar gibi...

    Batınîlerin Kitabün Nur'undan Saidi Nursi'nin Risale-i Nur'una
    Öncelikle Batınîler, şeyhlerinin kitabını Kuran yerine kabul ederler.
    Cavidanîyeler, şeyhleri Fazlullah'ın Cavidannamesi'ni, Babiler ise şeyhleri Muhammed Bab'ın kitabı Kitab-ün Nur'u Kuran kabul ederler.
    Ne hikmetse, Saidi Nursî'nin Risale-î Nur'u isim olarak ve cemaatin gösterdiği saygı bakımından, içerik olarak, Kitab-ün Nur'a çok benzemektedir.
    Türkiye'deki Nurculara göre, Kuran anlaşılması zordur, bu nedenle müritlere Nur Risaleleri önerilir.
    Risalelere adeta ikinci bir Kuran mualemesi gösteren Fethullah, Gülaltay'a göre bu şekilde Müslümanlığa da aykırı hareket etmiş olmaktadır.
    Gülaltay, Fethullah'ın şu sözüne dikkat çekiyor:
    "İlimler sahasında meselenin temel esprisini ise Bedîüzzaman'ın mülahazasında buluruz.
    Şöyle der o: Allah'ın iki kitabıvardır.
    Biri kainat kitabı, diğeri Kur-an'ı Kerim."

    Gülaltay'a göre Fethullah Gülen, "Kainat kitabı" derken Risaleleri kastetmektedir.
    Gülaltay, buna benzer pek çok örneği kitabında veriyor ve Nurcuların Risaleleri öne çıkarmasının nedeninin Kuran'ın geçerliliğini ortadan kaldırmak olduğunu söylüyor.

    Fethullah isminin kaynağı Gülen'in kimliğini ele veriyor
    Fethullah Gülen'in isminin kaynağı da gizli kimliğinin bir başka göstergesi.
    Gülen'in ismi 1844 yılında İran Şahı'nı öldürmeye kalkışan bir Bahaî fedaisinden gelmektedir: Fethullah Kamî. Fethullah Gülen'in ailesinin İran'dan göçme olduğunu da ortaya koyan Gülaltay, Bahaîlikle bir başka bağlantısını daha ortaya çıkarmaktadır.

    Fethullah'ın rumuz olarak kullandığı isimler de eski Bahaî kahramanlara atıftır.
    Örneğin,
    "1982 yılının sonlarında DGM savcılığının hakkında başlattığı soruşturmada, Fethullah'm Dahhak kod adını kullanarak kitap yazdığı tespit edilmiş.
    Bilindiği üzere Dahhak İran mitolojisinde, İran'ı istila edip İran Şahı Cemşit'i testere ile ortadan ikiye böldürten, İran halkına işkenceler, eziyetler yapan bir adammış.
    İran halkı Dahhak-ı Zalim diye andıkları bu gaddar adamın zulmünden perişan olmuştu."

    Işık evlerinin sırrı: Ev-mabetler
    Gülaltay, Babilerin ibadet için camiler yerine evleri tercih etmesiyle Fethullahçıların Işıkevleri arasında da bir bağlantı kuruyor: "Babiler, camilere gitmez, cemaatle namaz kılmazlardı.
    Bunun yerine evlerde toplanmayı tercih ederlerdi."
    Ardından Nur evleriyle ilgili Fethullah Gülen'in şu sözlerine dikkat çekiyor: "Bu ışık evlerinin kendine has özellikleri vardır...
    Yüreği pek, imanı çelik insanların yetiştiği kutsal mekanlardır...
    Artık geçmişte camide yapılan dini ruhunun müzakereleri bu evlerde biraraya gelinerek yapılacaktır."
    Ve Gülaltay nur evlerinin İslamdışı olduğunu şu şekilde anlatıyor:
    "Anlaşılacağı gibi Fethullah Gülen, bundan sonra caminin önemli olmadığını söylüyor.
    Çünkü büyük ustası Kürt Sait de camiye girmezdi.
    Buradaki amaç ise İslam'ın birliktelik ve cemaat ruhunu yıkmaktır.
    Kurretü'l-Ayn'ın ve Babi şeyhlerinin vaaz verdiği yerler camiler değildi.
    Fethullah'ın tabiriyle nur evleriydi.
    Yine aynı Fethullah, Yeşeren Düşünceler isimli kitabının 164.
    sayfasında ev-mabet [adıyla] bu ışık evlerini tarif ediyor.
    Ev-mabet terimi Bahailik dininde mabede verilen addır.
    Bahailerin mabedlerine ev-mabet adı verilir."

    Gülen'den Bahailere gizli övgüler
    Gülaltay, Fethullah'ın kitaplarında Bahaîlere nasıl gizlice övdüğünü de ortaya çıkarıyor.
    Örneğin, Fethullah'ın Hz.Muhammed'i anlattığı sanılan kimi yazılarında aslında Bahaîlerin lideri Molla Muhammed Ali'yi andığını aktarıyor:
    "Dostların vefasızlığına, düşmanların ardı arkası kesilmeyen istila ve ifsatlarına uğramasaydı, kim bilir daha neler yapacaktı?
    Keşke, bu mübarek dünya; duygu, düşünce, anlayış ve hayat felsefesiyle hiç değişmeseydi.
    Onun yiğitliği, sadeliği ve mertliği bu güne kadar dipdiri kalabilseydi.
    Keşke O muhteşem saray ve yüksek kasırların altın yaldızlı kubbeleri altında, baygın vemahmur dolaşan hasım dünyanın, talihsiz insanlarının durumuna düşmeseydi."

    Gülaltay, bu alıntıda önemli bir çelişkiyi yakalıyor:
    " Yukardaki metinde anlatılan kasır ve saraylar dönemin İran Şah'ının saraylarıdır.
    Çünkü Hz.Muhammed devrinde Arabistan'da ne kasır vardı ne saray."

    Gülaltay, bu konuda daha pek çok örnek yakalamış.
    Gülaltay'a göre, baskı ve zulüm gören insan tasvirleri sanılanın aksine Hz.
    Muhammed dönemi yaşamış Müslümanlar değil, başarısız ayaklanmalardan sonra yurttan yurda göçürülen Bahailerdir.
    Örneğin, 1868'de Bahaîler sürgüne gönderilir.
    Fethullah Gülen'in kitaplarında anlattığı ömür boyu süren büyük göç aslında Bahaîlerin sürgünüdür.
    Gülaltay'a göre bahsedilen göç sanıldığı gibi Mekke'den Medine'ye Hz.
    Muhammed'in hicreti değildir.

    Başka bir yerde ise Fethullah şöyle diyor: "Bir başka defasında da seni kardeşinle konuşmaktan men etmişlerdi.
    Hani o güne kadar, bir lahza kendisinden ayrılmadığın kardeşinle konuşmaktan...
    Savaş meydanlarında omuz omuza, yemek sofralarında diz dize oturduğun kardeşinle konuşmayacaktın."
    Gülaltay'a göre burada kastedilen de yine Bahai liderleridir.
    Çünkü Müslümanların tarihinde kardeşiyle konuşmaktan men edilme gibi bir cezalandırma söz konusu edilmemiştir.
    Halbuki Abdülaziz'in bir fermanında, Bahaullah'ın çocukları birbirleriyle konuşmamaları kaydıyla sürgüne gönderiliyordu.
    Fethullah'ın uğruna gözyaşı döktüğü işte bunlardır.

    Fethullahçılıkla Bahaî inanışları arasındaki paralellikler
    Gülaltay'ın bulduğu çeşitli paralellikleri şöyle sıralayabiliriz:
    - Bahaîler cenazelerini İslam inanışının tersine, mermer lahitler içinde gömerler.
    Saidi Nursî de vasiyetinde cesedinin lahitin içine konulmasını istemiştir.

    - Bahaîlerde ibadete başlama yaşı 16'dır.
    Fethullah Gülen de bir kitabında şöyle demektedir:
    "16 yaşıma kadarki dönemi çocukluk dönemi sayıyorum."

    - Bahaîlikte el öptürmek kesinlikle yasaktır.
    Fethullah Gülen de el öptürme konusunda şöyle diyor:
    "Fevkalade rahatsızlık duyuyorum.
    El öptürme prensibim hiç yoktur."

    - Bahaîler, camiye girmez, cemaatle namaz kılmaz.
    Sadece cenaze namazı kılarlar.
    Gülaltay'a göre, Fethullah Gülen'in de cenaze namazı dışında camiye girip namaz kıldığını şu ana kadar kimse görmemiştir.

    - Bahaîlikte kurban kesilmez.
    Ünlü Fethullahçı bilim adamlarından birisi de katıldığı bir tartışma programında kurban kesmeyi hayvan katliamı olarak nitelendirmiştir.

    - Bahaîlikte, herkes malının yüzde beşini, toplumun başında bulunan 19'lar heyetine vermek zorundadır.
    Fethullahçı organizasyon ve vakıfların başındaki yönetim kurulu da 19 kişidir.

    Fethullah ile Bahaîler arasındaki bir başka somut bağlantı ise Saidi Nursi'nin hayatından alınmaktadır.
    Saidi Nursi, Gülaltay'ın ortaya çıkardığına göre, İran Şahına suikast düzenleyen Babilerin şeyhlerinden Celaleddin Afgani'nin İran'dan kaçıp Abdülhamit'in himayesine girmesi sırasında kuryelik etmişti.
    Saidi Nursî, yine bir başka Bahaî tetikçi Kirmani'yi de İran-Türkiye sınırında karşılayacak ve İstanbul'a kadar kendisine eşlik edecekti.

    Gülen'in sözlerinde gizli anlamlar
    Fethullah'ın eserlerinde gizli gizli Bahaîlik propagandası yaptığını da Gülaltay çeşitli örneklerle açıklıyor:
    Kapı: Bahaî mezheplerinden Babiliğin kurucusu Muhammed Bab'tır.
    "Bab" kelimesinin bir anlamı da "kapı"dır.

    "Ulu sultan!
    Canlı-cansız, insan-hayvan, (..) her şey varlığını soluklar.":

    Gülaltay bir başka bölümde ise Gülen'in bu sözündeki gizli anlamı ortaya çıkarıyor: Ulu Sultan kelimesi Bahaî Şeyhi Bahaullah'a atfedilmiştir.
    Hayvanları, eşyaları bile Allah'ın kulları olarak kabul eden ise Muhammed Bab'ın hocası Kazım-ı Reşdi'dir.

    Nebiler Sultanı: Gülaltay, Fethullah'ın sık sık kullandığı "Nebiler Sultanı" teriminin de karşılığını buluyor.
    Gülaltay'a göre, Fethullah'ın burada kastettiği Hz.
    Muhammed değil, Bahaullah'tır.
    Çünkü, Bahaullah'ın lakabı döneminde "Sultan"dır.

    Nur Asrı: Muhammed Bab'ın Kitabün Nur ile Babiliği yaydığı ilk yıllara da Nur asrı denmektedir.
    Timur ve Cengiz düşmanlığı: Fethullah bir kitabında şöyle diyor: "Allah bir zamanlar Cengiz, Hülagü ve Timurlenk'in eliyle hırpaladığı ve ikaz ettiği İslam alemini bugün de Batılılar vasıtasıyla hırpalayıp ikaz etmektedir..."
    Gülaltay, Fethullah Cengiz, Hülagû ve Timurlenk'e karşı olmasını bu hükümdarların Bahaîlerin önemli önderlerini öldürmüş olmasına bağlıyor.
    Cengiz Han'ın oğlu Hülagû, Hasan Sabbah'ı; Timurlenk'in oğlu Miranşah ise Fazlullah'ı öldürmüştü.

    "Dönmezem" ve "mum gibi yanıp erimek": Bu kelimeleri de Fethullah sık sık kullanmaktadır.
    Örneğin:
    "Çevresinde kol gezen tehlikelere aldırmadan, yüce derslerine devam eden ve hakkında bayağıların bayağısı hükümler kesilip biçilirken.
    'Hançer ile yüreğimi yar!
    Senden dönmezem' diyerek hakikati haykıran büyük muzdariplerin 'Evet hep böyle ızdırap gören ızdırap düşünen ve bir mum gibi yana yana eriyip giden, bu yüce kametlerin arkasında yürüyenler hiçbir zaman aldanmadılar ve hiçbir zaman hayalkırıklığına uğramadılar.'"

    Tahran Kalesi'nde infaz edilmeden önce "Dönmezem" diye bağıran Bahaîlerin ünlü kadın kahramanı Kurretül-Ayn'dır.
    O dönem Bahaîlere yapılan işkenceler arasında en yaygın olanı da vücutları hançerle yarıp içlerine mumlar sokulmasıydı.

    Fetret Devri ve Rönesans: Fetret devri derken kastedilen Bahailerin yaşadığı uzun sürgün dönemidir.
    Yeniden diriliş ise Bahaîlerin öğretilerini tüm dünyaya kabul ettirmeleri demektir.
    Örneğin:
    "Bu ise uzun bir fetretten sonra, bu mazlumlar ülkesinin yeniden dirilişi ve "Rönesansı" demektir.
    Kimbilir, belki o zaman batmak üzere olan dünyanın diğer kesiminin elinden tutup kaldırma fırsatı doğar."

    Kendini peygamber gören Gülen
    Bahaîlerin bir başka propagandası şeyhlerinin peygamber olduğudur.
    Bahai şeyhleri kendi peygamberlikleri altında tüm dünya dinlerini bir arada toplanmaya çağırırlar.
    Gülaltay, Fethullah'ın kimi yazılarında satır aralarında kendi peygamberliğini nasıl savunduğunu göstermektedir:

    "Allah, elbette insanları da peygambersiz bırakmayacaktır."
    "İnsanlar, akıllarıyla kainatta cereyan eden hadiselere bakıp, Allah'ı bulsalar bile yaratılışlarındaki gaye ve hikmeti, nereden gelip, nereye gittiklerini ve ibadetlerinin keyfiyetlerini peygambersiz bilemezler."
    "Hilafete giden yol herkese açıktır."
    "Hak için halkın temsilcisi demek, peygamber mesleğine talip olmak ve onu temsil etmek demektir.
    Onu yapabilmek için de peygamberane aşk, şevk, gayret, azim, cehd ve irade gerekir."

    Fethullah görüldüğü gibi yeni peygamberlere ihtiyaç olduğunu ve Allah'ın insanları peygambersiz bırakmayacağını söylüyor.
    Halbuki İslam inancına göre Hz.Muhammed son peygamberdir.
    Yalnızca bu bile Gülaltay'a göre Fethullahçılığın İslamdışı olduğunun bir kanıtıdır ve bu propagandanın bir sonraki aşaması Fethullah'ın kendisini Mesih ilan etmesi olacaktır.

    Fethullah'ın Amerikancılığının Bahailikteki kaynağı
    Gülaltay, kitabın sonuna doğru Fethullah'ın gerçek amacının dünya çapında bir Bahaî imparatorluğu kurmak olduğunu ortaya koyuyor.
    Gülaltay, Avustralya'dan Afrika'ya Asya'dan Amerika'ya milyonlarca Bahaînin bulunduğunu söylüyor.
    Bahai imparatorluğunun işlevi dünya çapında ABD'yi iktidara getirmek olacaktır.
    Zaten, Bahailiğin ortak dili de İngilizce olacaktır.
    Gülaltay'a göre ABD'de bugün 20 milyon Bahaî yaşıyor ve Bahailerin etkinliği oldukça önemli.
    Zaten Bahailerin kullandığı ev-mabetlerin kubbeleri de Beyaz Saray'ın kubbesine benziyor.

    Fethullah'ın Orta Asya'daki misyonu da bu şekilde ortaya çıkıyor.
    Gülaltay'a göre Bahailer dünya çapındaki iktidarlarında İngilizce'yi resmi dil olarakilan edeceklerdir.
    Fethullah'ın okullarının tümünde İngilizcenin öğretilmesinin nedeni olarak bunu gösteriyor.
    Üstelik Fethullah'ın en etkin olduğu Türk Cumhuriyetlerinden olan Yakutistan'ın durumunu da Gülaltay'dan öğreniyoruz.
    Bu ülkedeki Fethullahçı proje sonunda başarıya ulaşmıştır.

    Gülaltay, kitabın sonuna doğru Fethullah'ın gerçek amacının dünya çapında bir Bahaî imparatorluğu kurmak olduğunu ortaya koyuyor.
    Gülaltay, Avustralya'dan Afrika'ya Asya'dan Amerika'ya milyonlarca Bahaînin bulunduğunu söylüyor..
    Gülaltay'a göre ABD'de bugün 20 milyon Bahaî yaşıyor ve Bahailerin etkinliği oldukça önemli.
    Zaten Bahailerin kullandığı ev-mabetlerin kubbeleri de Beyaz Saray'ın kubbesine benziyor.
    Fethullah'ın Orta Asya'daki misyonu da bu şekilde ortaya çıkıyor.
    Gülaltay'a göre Bahailer dünya çapındaki iktidarlarında İngilizce'yi resmi dil olarak ilan edeceklerdir.
    Fethullah'ın okullarının tümünde İngilizcenin öğretilmesinin nedeni olarak bunu gösteriyor.
    Üstelik Fethullah'ın en etkin olduğu Türk Cumhuriyetlerinden olan Yakutistan'ın durumunu da Gülaltay'dan öğreniyoruz.
    Bu ülkedeki Fethullahçı proje sonunda başarıya ulaşmıştır.

    Semih Tufan Gülaltay
    DİKKAT !
    TÜRK ARTIK UYAN!
    TÜRK MİLLETİ UYUMA,UYAN ARTIK!
    TÜRKLERİN KANI AKIYOR!
    ATEŞ ARTIK TÜM TÜRKLERİ SARIYOR!
    DİNLE TÜRK ! ULU ÖNDERİMİZ DİYOR Kİ!
    BÜTÜN TÜRKLER BİR ORDU ALTINDA TOPLANACAKTIR!
    HER DİNDEN VE HER MEZHEPTEN TÜRK,HAS TÜRKTÜR.
    TÜRK,SÜNNİ,Şİİ,ALEVİ,ŞAFİ,İSEVİ,MUSEVİ,ŞAMANİST, GÖKTANRICI VE HANGİ İNANÇTAN OLURSA OLSUN, BİZİM KANIMIZ VE CANIMIZDIR.

  5. #405
    YÜZDE YÜZ TÜRK !! KUTLUAY nickli üye rep puanını kapatmıştır. KUTLUAY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    7,018
    Rep Puanı
    10000

    Standart Cevap: FTÖ (Fetullah Terör Örgütü)Fethullah GÜLEN Dedikleri HOCA KİM ?!!

    Aşağıda okuyacaklarınızdan birçoğunuz haberdardır, bundan eminim. Keza bu konuları ilk defa gündeme getiren ben olmadığım gibi, bu mevzulara ilk kez değinen biri de değilim.

    Ama ola ki bu mevzuları hiç duymayan vardır yahut içimizde unutanlar olabilir diye, alıntılarla ve küçük notlarla ilgi ve dikkatinize yeniden sunmak istedim.

    Buyurun efendim:

    “Pek muhterem Papa cenapları,

    Üç büyük dinin doğum yeri olarak bilinen toprakların dünyayı daha iyi yaşanabilir bir mekan kılma yolundaki kutsal misyonumuzu tam manasıyla bilen halkından size en içten selamları getirdik. Yoğun gündeminizde bize zaman ayırarak sizinle müşerref olmayı bahşettiğiniz için zatıâlilerinize en derin kalbi teşekkürlerimizi sunarız.

    Papa 6. Paul Cenapları tarafından başlatılan ve devam etmekte olan Dinlerarası Diyalog için Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz. Bu misyonun tahakkuk edişini görmeyi arzu ediyoruz. En aciz bir şekilde hatta biraz cüretle, bu pek kıymetli hizmetinizi icra etme yolunda en mütevazi yardımlarımızı sunmak için size geldik.

    Yine müsamahanıza sığınarak, bu misyonun hedeflerine yakından hizmet etmek için üstlenmek istediğimiz birkaç teklifte bulunmayı arzu ediyoruz. Hristiyanlığın üçüncü bin yılına girişi münasebetiyle yapılacak kutlamalar vesilesiyle Ortadoğu'daki Antakya, Tarsus, Efes ve Kudüs gibi bazı kutsal yerlere müşterek ziyaretleri içeren birçok etkinlik önermek istiyoruz. Bunu Sayın Cumhurbaşkanımız Demirel'in, cenaplarının ülkemizi ziyaretine ve mezkûr kutsal mekânları göstermeye davetini tekrarlamak için bir fırsat addediyoruz. Anadolu halkı (Türk halkı ya da Türk vatandaşları demiyor. H.S.G.) size misafirperverliğini göstermeyi ve şevkle selamlamayı hararetle beklemektedir. Filistinli liderlerle diyalog kurmak suretiyle Kudüs'ü birlikte ziyaret etmemize davetiye çıkarabiliriz. Bu ziyaret bu mübarek şehri (Sıralamaya dikkat edin lütfen. H.S.G.) Hristiyanlar, Yahudiler ve Müslumanların, hiçbir kısıtlama, hatta vize dahi olmaksızın serbestçe ziyaret edebileceği uluslararası bir bölge olarak ilan etme gayretlerine yönelik dev bir adım teşkil edebilir. Üç büyük dinden liderlerin işbirliği ile ilki Washington DC'de olmak üzere muhtelif dünya başkentlerinde bir konferanslar serisinin gerçekleştirilmesini teklif ediyoruz. İkinci serinin zamanı için Hz. İsa'nın doğumunun 2000. yıldönümü ideal olabilir.
    …”

    Yukarıda önemli kısımlarını verdiğimiz, muhatabına gönderilmesini müteakiben 10 Şubat 1998 tarihinde Zaman gazetesinde de yayınlanan bu mektubu kim yazmıştır?

    Siz düşünedururken ve evvelki satırlara yeniden göz atma ihtiyacı hissederken, bir yandan da şu sözlere bakalım:

    “Şimdi önümüzde daha geniş, kapsamlı ve kompleks bir süreç var. Dolayısıyla direnç noktaları daha fazla sancı oluşturabilir. AB sürecinde son günlerde yaşanan kavga ve tartışmalara bir bakıverin. Ölseler bir araya gelmeyecek kimseler (Türk milliyetçilerini ve ulusalcıları kastediyor. H.S.G.) ulusal cephe adı altında suni bir kitlesel dalga oluşturmaya çalışıyor. Kimlikleri, söylemleri, hassasiyet ve dünya görüşleri bu derece farklı, üstelik birbirleriyle hiçbir diyalog geliştirme niyet ve isteği olmayan insanlar muvakkaten bir araya geliyor. Gerçekten her söz ve hareketleri suni ve iğreti duruyor. Ulusal cephe adı altında oluşturulmaya çalışılan dalganın sınırları belli değil. Hedefi, niyeti ve çağrı yaptığı hassasiyetleri farklıdır. Kemiksiz, kimliksiz ve hedefsiz bir dalga. Her açıdan manipülatif bir organizasyon olduğu belli. Ama sancılar olacaktır. Bunlar aşılacaktır.”

    Aktüel dergisinin 18 Ekim 2005 tarihli 14. sayısında yer alan ve “Ulusalcı Dalgayı Aşarız” manşetiyle verilen bu açıklamaları kim yapmış olabilir?

    Adını mırıldandığınızı duyar gibiyim ama biz yine de şahıs eksenli düşünmeyelim. Ne olur ne olmaz… Fakat söyler misiniz, bu düşüncede ve çizgide olan bir kişi hakkında ne düşünürsünüz?

    Bir sözlerin içeriğine bakın, bir de söyleyene… Önce tarihlere dikkat edin, sonra da “sonrasında” yaşananlara…

    Hakikaten de hafıza-i beşer nisyanla malûl imiş.

    Belki de birçoğumuz için unutmak en iyisiydi. Daha kolay, hem de acısız…

    Peki ya tüm bu söylenenler ve onca olan biten hiç umurumuzda olmadıysa?...


    ÖNEMLİ OLAN; HAYATTA EN ÇOK ŞEYE SAHİP OLMAK DEĞİL, EN AZ ŞEYE İHTİYAÇ DUYMAKTIR." Eflatun

  6. #406
    Super Moderator Haberci has a reputation beyond repute Haberci has a reputation beyond repute Haberci has a reputation beyond repute Haberci has a reputation beyond repute Haberci has a reputation beyond repute Haberci has a reputation beyond repute Haberci has a reputation beyond repute Haberci has a reputation beyond repute Haberci has a reputation beyond repute Haberci has a reputation beyond repute Haberci has a reputation beyond repute Haberci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2011
    Mesajlar
    2,596
    Rep Puanı
    507

    Standart Cevap: FTÖ (Fetullah Terör Örgütü)Fethullah GÜLEN Dedikleri HOCA KİM ?!!

    Hedefe varmak icin Ruhunu üc kuruşa satan Minafiklari Emperyalist gücler Böyle Gülen gibi Öcalan gibilerini kullanir.
    Konu Haberci tarafından (16.10.11 Saat 10:45 ) değiştirilmiştir.

  7. #407
    Root Admin TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK has a reputation beyond repute TÜRK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    5,132
    Rep Puanı
    10000

    Standart Cevap: FTÖ (Fetullah Terör Örgütü)Fethullah GÜLEN Dedikleri HOCA KİM ?!!

    [Linkleri Sadece Üyelerimiz GörebilirÜye Ol]
    Zamanında komunizme mücadele bahanesi ile örgütlenen Gladio ile yakın mesai yaparak palazlanan Fetullah Gülen'in FBI aşkının yeni olmadığının bir görüntüsünü aşağıda sunuyoruz.

    Sene 1967 .

    Gazetenin ismi Yeni İstiklal gazetesi. Fetullahçılara yakın duran bu gazetenin tam sayfa yayınladığı haberin başlığı ise şöyle :

    Amerika'da Komunizme Karşı Duran Kuvvet : F.B.I




    Latife makamında FBI'ın bir alternatif açılımını yapmak istesek;

    Fetullah Bureau of Intelligence

    diyebiliriz.

    ABD'nin bir yönü ile Emniyet teşkilatı, bir yönü ile iç istihbarat servisi olan Federal Bureau Of Intelligence'a bu yakıştırmanın yakışmasının sebebi FBI ile Fetullahçılar arasındaki yakın bağlantıdır.

    Zamanında ABD NATO aracılığı ile nasıl Türk Ordusunun içine kanca atıp, nesiller boyuna kendine sıcak bakan kadrolar yetiştirdiyse, FBI bu projeyi çok daha kapsamlı bir boyuta taşıyarak Emniyet içinde kendine yakın bir altın nesil ortaya çıkarmıştır.

    Bu altın nesilin başındaki malum imamı ise kendi topraklarında himaye etmektedir.

    Zamanında komunizme mücadele bahanesi ile örgütlenen Gladio ile yakın mesai yaparak palazlanan Fetullah Gülen'in FBI aşkının yeni olmadığının bir görüntüsünü aşağıda sunuyoruz.

    Sene 1967 .

    Gazetenin ismi Yeni İstiklal gazetesi. Fetullahçılara yakın duran bu gazetenin tam sayfa yayınladığı haberin başlığı ise şöyle :

    Amerika'da Komunizme Karşı Duran Kuvvet : F.B.I

    Tahmin edilebileceği üzere gazetede tam sayfa FBI propagandası yapılıyor.

    Yıllardır FBI ile kucak kucağa olanlar ise bugün utanmadan başkalarını "derin devlet" olmakla suçluyorlar.

    Halbuki görmek isteyen gözler için gerçek "Ergenekon"'un kim olduğu aşağıdaki resim kadar net.


    [Linkleri Sadece Üyelerimiz GörebilirÜye Ol]
    El etek öpmeyi hiç tanımadı
    Zindanlar,sürgünler hiç yıldırmadı
    Kurşunlar yağdı da hiç aldırmadı
    Ocağı Türk, çeliği Türk, suyu Türk!


    UyanTürk

    Atsız Diyor ki:

    Ben, yabancı kaynaklı hiçbir fikri benimsemeğe tenezzül etmeyecek kadar millî şuur ve gurura malik bir Türk‘üm. Siyasi, içtimai mezhebim Türkçülük‘dür

Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

     

Visitors found this page by searching for:

ftö

1

ahmet zeki gürkan

nafiz yüksel

celal bodur

murat çetiner

fethullah gülen kimdir

fethullah gülen hoca kimdir

S.Ahmet EREN

ahmet zeki gürkan kimdir

nuri uluayak

muammer bucak kimdir

fethullah gülen terör örgütü

AKP ve Fethullah Gülen Terör Örgütü

2

AKP ve Fetulllah Gülen Terör Örgütü

akp ve fethullah gülen terör örgütü

muammer buçak

sadettin akgüç

recep güven kimdir

fethullah hoca kimdir

Fikret Salmaner

16

5

mehmet kafkas müstear

SEO Blog

Bu Konu İçin Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok