GÖRÜNEN O Kİ ! VATAN KURTULSUN DİYENLER "HAYIR" RECEP KURTULSUN DİYENLER "EVET" DİYECEKLER
Cumartesi, 28 Ağustos 2010 10:21
[Linkleri Sadece Üyelerimiz GörebilirÜye Ol]Türk halkı, bu düzen içinde kendisine yapılan adaletsizlikten, haksızlıklardan, yoksulluk çekmekten ve alenen yapılan yolsuzluklardan yılmış, yorulmuş ve mücadele gücünü de kaybetmiştir. İthal malı yiyen ve giyen, mutsuz ve umutsuz yaşayan bir toplum haline getirildi.
Enerji, petrol, doğalgaz ve elektrikde yabancılara bağlı yaşarsan, onlardan talimat almaya alışırsın. Paran yok, yabancının parasını alırsın. Sonra da borcunu ödemek için bu hükümet gibi ülkeni satarsın. AB yalanı ile köylü ve çiftçiyi perişan eder, tarlalarımızı taş yığınına çevirirsiniz.
Adalet ve güvenlik meselelerinin asli sorumlusu olan devlet, her iki konuda da beceriksizliğin doruğuna erişmiştir. Sebep; siyaseten yozlaşma, her fırsatta yalan söyleme, çenebazlık, cila ve riyadır.
Bugün gerçek ve temiz İslam düşünürleri bunlar için “Devlet ve belediye bütçelerini iç ettiniz. Arsa ve arazileri kapıştınız. İhalelere fesat karıştırdınız. Haram yolla süper zengin oldunuz. Allah bin kere belanızı versin, bre uğursuzlar, iki yakanız bir araya gelmesin, başınız beladan kurtulmasın.” diye yazılar yazmaktadır.
Eşkıyanın siyasi unsurunun genel başkanı ile başbakanlıkta değil, partisinin genel merkezinde görüşünce sanki farklı kişilik olduğunu sanan, kendisine ada tahsisli eşkıya ile referandum öncesi pazarlığa bürokrat gönderip de “Ben sorumlu değilim” diyerek “devleti” işaret eden hükümetin başındaki zat, tam bir evlere şenlik.
Vah benim memleketim, kadersiz milletim. Türk Ulusu! Senin aklını ve fikrini bu derece aşağılayan bir zihniyet bu topraklarda daha önce hiç görülmedi.
“Devlet teröristle diplomasiyle görüşürmüş”, “Hükümet teröristle görüşmemiş, devlet görüşmüş.” Bırakın demogogluğu… Karşılığında ne pazarlığı yapıp, neyi taahhüt ettiniz onu söyleyin…
Diyarbakır Belediye başkanı herkesin içinde size küfür ediyor, çıt yok. Eşkıyanın siyasi unsuru partinin genel başkanı “kıvırtma, köçek” diyor ses yok. Ama Antep’te oğlunun cenazesini kaldırırken öfkeden “Sen Türk müsün?” diye bağırdığında onu mahkemeye ver ve mahkemede onu mahkum etsin.
Güneydoğuda “bayrak” lafları, “özerk Kürdistan” lafları salyalar akarak haykırılırken kafalarınızı kuma sokun.
Bu yılın sonbaharında ABD, AB ile birlikte var ettiğiniz Irak’ın kuzeyinde ki kukla devlet güney kürdistanın ABD sonrası güvenliğini sağlamak için bölgeye asker gönderme konusunda ki anlaşmanız için meclise ne zaman tezkere getireceksiniz?...
Hükümetin eşkıya başı ile pazarlığı yetmiyormuş gibi CHP Genel Başkanı da inciler döktürmeye başladı. “Kan kanla temizlenmez”, “Genel af çıkarılmalı…” Olur, bir sen eksiktin hemşeri… Bu laflar yıllardır pkknın söylemleri. CHP’de operasyon yapanların kimi, neden, nereye getirdikleri ne kadar erken su yüzüne çıktı. Bu zat yarında “pkk silahlarını BM’ye teslim etmeli” derse hiç kimse şaşırmasın. Armut dibine düşer çünkü.
Referandum görünenin ötesinde bir araçtır. Eski sömürge imparatorluklarına yaranmak, BOP Başkanına yardımcı olmak kolay iş değil. Bu nedenle gölgesiyle bile kavga eden, otokontrolu kaybetmiş, iktidardayken bile endişe ve korkuyla yaşayan, güven duygusunu yitiren bir zat, tehditler ve şantajlar savurarak, dipsiz bir kuyuda debeleniyor. Çaresizlik basit kurnazlıkları da getiriyor. Memura biraz referandum zammı, esnaf kredilerine biraz faizden puan kesme ve 40 derece sıcakta kömür dağıtma…
Akepe, Chp adalı eşkıya, kandil, Barzani… Karanlıkta yol alan bu hikaye gene karanlıkta bitecek. Ve bunu yaşayan herkes görecek.
Başı dik devlet, onurlu millet adına ; “Yaşasın Vatan Yaşasın Türk Milleti.”
Osman PAMUKOĞLU
Hak ve Eşitlik Partisi
Genel Başkanı


LinkBack URL
About LinkBacks




Alıntı ile Cevapla