+ Konuyu Cevapla + Yeni Konu Aç
Toplam 27 Sayfadan 9. Sayfa BirinciBirinci ... 7 8 9 10 11 19 ... SonuncuSonuncu
Toplam 264 sonuçtan 81 ile 90 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Cuma'nız mübarek olsun

  1. #81
    Administrator KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2010
    Mesajlar
    6,225
    Rep Puanı
    10000

    Standart Cevap: Cuma'nız mübarek olsun



    Sosyal dayanışma müessesesi olarak vakıflar Değerli Müslümanlar!

    Yardımlaşma ve dayanışma halinde bulunan toplumlar, güçlü toplumlardır. Getirdiği ilkelerle insanların iyiliğini, hayır ve mutluluklarını temin etmeyi gaye edinen dinimiz mü’minlerin yardımlaşma ve dayanışma içinde olmalarını emretmiştir. Bu hususta Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurulmaktadır:

    “Sevdiğiniz şeylerden Allah için harcamadıkça tam hayra erişemezsiniz, her ne harcarsanız Allah onu hakkıyla bilir” [1].Diğer bir âyet-i kerîmede de:“…Onlardan bir kısmı da hayırda yarışırlar. Bu büyük bir fazilettir” [3]Sevgili Peygamberimiz de, “Sizden birisi kendi nefsi için istediğini, kardeşi için de istemedikçe olgun mü’min olamaz” [4] ve “Mü’minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücut gibidirler” [5] buyurmaktadır.

    Muhterem Mü’minler!


    Dinimiz kesintisiz hayır işleme bilincini geliştirmiş, bunun sonucu olarak, ihtiyaç sahiplerini gözetmek üzere vakıflar ortaya çıkmıştır. Âhiretteki kurtuluşumuz bu dünyada yapacağımız fedakârlıklara bağlıdır. İşte vakıf anlayışı böyle bir imanın, maddî bir karşılık beklemeden başkalarına yardım etmek gibi ulvî bir düşüncenin mahsulüdür. Bu sebeple vakıf kurma, İslâm’ın başlangıç yıllarından itibaren asırlar boyunca İslâm dünyasında büyük bir önem kazanmış, sosyal ve ekonomik hayat üzerinde de derin tesirler icra etmiştir.


    Bunun temelinde “insanların en hayırlısı, insanlara faydalı olan; malın en hayırlısı, Allah yolunda harcanan; vakfın en hayırlısı da insanların en çok ihtiyaç duydukları şeyleri karşılayandır” ilkesi yatmaktadır. Bu ilkenin mânasını çok iyi kavrayan müslümanlar, özellikle de bizim atalarımız bu yolda birbirleri ile âdeta yarışırcasına vakıf eserleri kurmuşlardır.

    İslâm tarihinde ilk vakıf, Medine-i Münevvere’deki yedi parça mülkünü bağışlayan Hz. Peygamber (s.a.v) tarafından kurulmuştur [6]. Onun yolundan giden sahâbe-i kirâm da çeşitli vakıflar kurmak suretiyle insanlığa hizmet etmişlerdir. Nitekim Hz. Câbir “Ben, muhâcir ve ensâr arasında mal ve mülk sahibi olup da vakıf ve hayır kurumu kurmamış birini hatırlamıyorum.” [7] diyerek bu durumu belirtmiştir.

    Değerli Mü’minler!


    Yardımlaşma ve dayanışmanın gereği olarak ortaya çıkan vakıflar, hastahane, cami, okul, yol, köprü, çeşme ve aşevi gibi toplumun ihtiyacı olan bir çok tesisin yapılması ve yaşatılması gibi toplum yararına olan hemen her alanda büyük hizmetler görmüşlerdir. İnancımıza göre bu eserlerden insanlar yararlandığı sürece yaptıranlar, yapılmasına vesile ve destek olanlar, hem yaşarken hem de öldükten sonra sevap kazanmaya devam edecektir.

    Vakıf kurumumuza ilham kaynağı olmuş bir hadis-i şerifin meâliyle bitirelim: “İnsanoğlu öldüğünde amelleri de sona erer. Ancak şu üç şey bundan müstesnadır; sadaka-i câriye (yani toplumsal yararı sürekli olan hayır yatırımı), faydalı ilim, ölene arkasından dua eden hayırlı evlat” [2].
    _____________________
    [1] Âl-i İmrân, 3/92.
    [2] Müslim, “Vasıyyet”, 14; Ebû Dâvûd, “Vasâyâ”, 14; Tirmizî, “Ahkâm”, 36; Nesâî, “Vasâyâ”, 8.
    [3] Fâtır, 35/32.
    [4] Buhârî, “Îmân”, 13.
    [5] Buhârî, “Edeb”, 27.
    [6] M. A. Köksal, İslâm Tarihi, XVIII, 181.
    [7] Ö. N. Bilmen, Istılah, IV, 304.

    Sedat CANBAZ

    Sinanağa Camii İmam-Hatibi

    BEYKOZ

  2. #82
    Administrator KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2010
    Mesajlar
    6,225
    Rep Puanı
    10000

    Standart Cevap: Cuma'nız mübarek olsun

    Muhterem Müslümanlar!

    Bir ülkenin maddî ve manevî gelişmesinde, varlığını korumasında, dinî ve kültürel değerlerini yaşatıp zenginleştirmesinde en önemli unsur gençliktir.

    Gençlik, ömrün en bereketli dönemidir. Hayat boyu insana gerekli olacak bilgiler, güzel alışkanlıklar, feragat, sabır, irade, azim ve mücadele yeteneği gençlik çağında oluşur. Gençlerin imkan ve fırsatlarıyla büyüklerin tecrübeleri bir araya geldiğinde, bundan din ve dünyamız için nice hayırlar, iyilik ve güzellikler doğar.
    Aziz Cemaat, Sevgili Gençler!

    Kur’ân-ı Kerîm, Hz. İbrahim, Hz. Mûsâ, Hz. Yûsuf, Ashâb-ı Kehf gibi [1] gençlerden sözeder. Bütün insanlık için onların, iman, ahlâk, cesaret, iffet ve haya gibi erdemlerde örnek ve rehber olduklarını bildirir [3].


    Kur’ân-ı Kerîm’in gençliğe model olarak gösterdiği en önemli simalardan birisi Yûsuf (a.s)’dır. Yûsuf (a.s), kardeşlerinin kendisini kıskanmasıyla başlayan, kuyuya atılması ile derinleşen, köle olarak satılması ile ağırlaşan, iftiraya uğraması ve iffet sınavı ile doruğa ulaşan büyük ve kapsamlı bir sınava tâbi tutulmuş ve hepsinin üstesinden gelmiş bir gençtir [4].


    Böylece O, kendi dönemindeki ve daha sonraki bütün nesillere iman, karakter ve iffet örneği oldu. Her türlü dinî, ahlâkî ve kültürel yozlaşmalara karşı günümüz gençliğine, Hz. Yûsuf’un Allah’a olan bağlılığını, iffet ve sadakatini öğretmek gerekir.

    Değerli Kardeşlerim!

    En canlı ve başarılı faaliyetler, genç yaşta olmaktadır. Hicret esnasında putperestler Peygamberimizi yatağında baskın yapıp öldürmeye karar verdiğinde Resûlullah (s.a.v)’in yerine onun yatağına girip hiç tereddüt etmeden kendisini feda etmeyi göze alan gencecik yaştaki Hz. Ali olmuştur. Sahabenin büyükleri varken, Hz. Peygamber’in orduya komutan tayin ettiği Üsâme b. Zeyd, 20 yaşında Yemen Valisi yaptığı Ebû Mûsâ el-Eş’arî, Kuzey Afrika fatihi Ukbe b. Nâfi’, Peygamber (s.a.v)’ in müjdesine nail olma aşkıyla İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmed, birer genç idiler. Bütün bu misaller gösteriyor ki, gençlik dönemleri muazzam başarılarla taçlandırılabilir.

    Aziz Kardeşlerim!

    Gençlik, bir enerji dönemidir. Bu dönemde gençlere iyi rehberlik yapabilen, onları iyi eğitebilen milletler daima kazançlı çıkmışlardır. Onları eğitmeyen, kendi hallerine terk eden milletler ise çok büyük zararlara uğramışlardır.

    Bu gerçeği çok iyi gören aziz Atatürk, Gençliğe Hitabesi’nde İstiklalimizi ve Cumhuriyetimizi müdafaa ve muhafaza görevini gençliğe emanet etmiş; İstiklal Savaşımızın başlangıç noktasını simgeleyen 19 Mayıs Bayramını da gençliğe armağan etmiştir.

    Hutbemi Peygamber Efendimiz’in gençlik döneminin önemini anlatan şu mübarek sözleriyle bitirmek istiyorum: “İnsanoğlu, kıyâmet günüde beş şeyden sorulmadıkça Rabbinin huzurundan ayrılamaz: Ömrünü nerede bitirdiği, gençliğini hangi yolda tükettiği, malını nereden kazandığı, malını nereye harcadığı, bildiği ile ne kadar amel ettiği” [2].


    ______________

    [1] Kehf, 18/13.
    [2] Tirmizî, “Kıyâmet”, 1.
    [3] En’âm, 6/80-81; Yunus, 10/83; Meryem, 19/41-48, 49; Nahl, 16/20; Enbiyâ, 21/51-70.
    [4] Yûsuf, 12/8-23.

    SELAM VE DUA İLE...



    Dr. Kerim BULADI

    Vaiz/Zeytinburnu Müftülüğü

  3. #83
    Administrator KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2010
    Mesajlar
    6,225
    Rep Puanı
    10000

    Standart Cevap: Cuma'nız mübarek olsun

    Muhterem Müslümanlar!
    Çevre, insanların ve diğer canlıların hayatları boyunca içinde birlikte yaşadıkları, paylaştıkları ortak alandır. Yüce Allah, insanın da içinde bulunduğu bu âlemi canlı ve cansız bütün varlıklarıyla birlikte bir düzen içinde yaratmıştır. Canlıların hayatlarını sürdürebilmeleri için bu düzen ideal olup, onda her hangi bir eksiklik söz konusu değildir
    [3].

    Çevre sorununu, sadece maddî bir konu gibi görmek, bu konunun din ile ilgili olmadığını düşünmek ciddi bir yanılgıdır. Varlıkları manevî yönden ve yaratılıştan kutsal görme, İslâm çevreciliğinin manevî temelini oluşturur.
    “Görmez misin ki; göklerde ve yerde olanlar, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların bir çoğu Allah’a secde ediyor” [4]. “Yeryüzünde yürüyen hayvanlar ve gökyüzünde iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa hepsi sizin gibi birer topluluktur” [5].

    Bu âyetlerden anlaşıldığı gibi kâinattaki tek varlık insan değildir. İnsanın diğer varlıklar karşısında sorumluluğu vardır. Peygamber Efendimizin şu hadisi insanın bu sorumluluğunun inceliklerini ortaya koymaktadır:
    “Otu bol yerlerde yolculuk yaptığınızda otlardan istifade etmeleri için hayvanlara (develere) imkan verin. Gece mola vereceğiniz zaman yoldan ayrılıp bir kenara çekilin. Zira yol hayvanların geçeceği ve böceklerin geceleyeceği yerdir” [2]

    Bu temele dayanarak, müslümanlar çevreye her zaman sahip çıkagelmişler, onu bozup kirleterek sorun haline getirmemişlerdir.

    Aziz Müminler!
    Çevrenin temiz tutulması, çevre kirliliğinin önlenmesi insanlık için, hatta tüm canlılar ve dünyamız için hayatî önem taşımaktadır. Çünkü; çevremizi iyi korumadığımız zaman hayatımızı sağlıklı bir şekilde devam ettirmemiz zorlaşır. Yüce Allah, insandan tabiî çevresini ve kainatı korumasını, onların ekolojik dengesini bozmamasını istemektedir.

    Aksi halde, bizzat bundan kendisinin zarar göreceğini şöyle ifade etmektedir: “İnsanların kendi elleriyle işledikleri yüzünden karada ve denizde bozulma ortaya çıkmıştır. Allah da, belki dönerler diye yaptıklarının bir kısmını böylece kendilerine tattırır” [1].

    Değerli Kardeşlerim !
    Hava, su ve denizlerin insan eli ile kirletilmesi, yeşilin ve ormanların giderek yok olması ve bunların sonucunda iklim değişikliklerinin meydana gelmesi yukarıdaki âyette belirtilen tehlikeyi açıkça ortaya koymaktadır. Halbuki; yararımıza sunulan her nimet, aynı zamanda Allah’ın, sorumluluğumuza verdiği bir emanettir.

    Şüphesiz çevre bunların başında gelir. Bu nimetleri Yüce Allah’ın rızası doğrultusunda kullanmazsak, emanete ihanet etmiş oluruz. Doğal hayatın ve çevre kirliliğinin temel sorumlusu insan faaliyetleridir. Doğal hayatı ve çevreyi koruyan, geliştiren de ona zarar veren de insandır.

    Değerli Kardeşlerim !
    Bizler, kendi sağlığımızı ve çocuklarımızın geleceğini düşünüyorsak; o zaman kendi evimiz kadar dünyamızı ve içerisindeki canlıları da düşünmek zorundayız. Çevremize insanca yaklaşmak ve Cenâb-ı Hakk’ın bu değerli emanetlerini hem kendimiz, hem gelecek nesillerimiz, hem de diğer canlılar hesabına korumak en başta dinî görevlerimizdendir. En üstün varlık olarak yaratılan insanın yarın Allah huzurunda bütün bunlardan en ince ayrıntısına kadar hesaba çekileceğimizi [6] bilelim, davranışlarımıza ve alışkanlıklarımıza yön verirken bu gerçekleri göz önünde bulundurmak zorunda olduğumuzu da unutmayalım.

    Bizler, âlemlere, yani canlısıyla cansızıyla bütün varlıklara rahmet olarak gönderilmiş bir peygamberin ümmetiyiz. Böyle bir peygamberin ümmetine de ancak bütün varlıklara rahmetle yaklaşmak yaraşır; yıkmak, yakmak, yok etmek değil; yapmak, yaşatmak yaraşır.
    ________________
    [1] Rûm, 30/41.
    [2] Müslim, “İmâre”, 178; Ebû Dâvûd, “Cihâd”, 57; Tirmizî, “Edeb”, 75.
    [3] Kamer, 54/49; Mülk, 67/3-4.
    [4] Hac, 22/18.
    [5] En’âm, 6/38.
    [6] Tekâsür, 102/8.

    SELAM VE DUA İLE...

  4. #84
    Administrator KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2010
    Mesajlar
    6,225
    Rep Puanı
    10000

    Standart Cevap: Cuma'nız mübarek olsun

    Kabir ziyareti SELAM!

    Aziz Müminler!


    Şüphe yok ki, Allah’ın bize layık görüp verdiği bu hayatı sevmeli, ölümü değil yaşamayı istemeliyiz. Rabbimizin bizim için yarattığı nimetlerden meşru ölçülerde yararlanmalıyız. Ancak şu gerçeği hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamalıyız: Bu dünya, her şeyi ile fânidir. Bâki olan yalnızca Allah’tır. Her canlı mutlaka ölümü tadacak, bu dünya hayatı sona erecek ve inancımıza göre daha hayırlı ve ebedî olan âhiret hayatı başlayacaktır. Doğum gibi, ölüm de Allah’ın değişmez bir kanunudur. Ölüm, yok olup gitmek değil, yeni ve ebedi bir hayatın başlangıcıdır.


    Âhiret hayatına geçiş için açılan ilk kapı, kabir kapısıdır. Nitekim Kurân-ı Kerîm, bu konuda şöyle buyurmaktadır: “Allah insanı neden yarattı? Onu, bir nutfeden, spermden yaratıp ona şekil verdi. Sonra ona, yolunu kolaylaştırdı. Sonra ona ölümü verdi ve kabre koydu. Sonra dilediği bir vakitte, onu yeniden diriltir” [1].


    Muhterem Müslümanlar!

    Bir insanın, ölmüş olan yakınlarını, dostlarını, sevdiklerini ve hayatı birlikte paylaştığı kişileri unutması, elbette kolay değildir. Her fırsatta onları yâd etmek ve onlarla olan münasebetini, bir şekilde devam ettirmek ister. Bunun için onların kabirlerini ziyaret etmeyi bir vefâ borcu bilir ve bu ziyaretlerle de bir teselli bulur. Bu âyet normal bir insanî tutumdur. Ancak kabir ziyaretinin dinî bir sorumluluğu da vardır:
    İslâm dininde, ölümü hatırlamak, âhiret hayatını düşünmek, ölmüş kişinin günahlarının affı için Allah’a dua etmek ve kabirde yatanlardan ibret almak üzere kabir ziyaretinde bulunmak dinimizin tavsiye ettiği hususlardandır. Nitekim. Peygamber Efendimiz şöyle buyurmaktadır: “Kabirleri ziyaret ediniz. Çünkü kabirler size âhireti hatırlatır” [2].

    Ancak kabir ve türbe ziyaretlerinde İslâm'ın özüne ve tevhid anlayışına ters düşen, itikâdî bakımdan da yanlış olan tutum ve davranışlardan uzak durmak gerekir. Türbelerde yatan kişileri beşer üstü varlıklar olarak görmek, bu zatların duaları kabul ettiğine, tanrısal kudretlerinin olduğuna inanmak, bir kısım ihtiyaç ve dilekleri, Allah’a değil de onlara arz etmek, onlardan medet ummak, bunun için kabirlerde, türbelerde bez bağlamak, mum yakmak, kurban kesmek, şeker v.b. yiyecek maddeleri dağıtarak onlardan yardım dilemek tevhid dini olan İslâm ile bağdaşmaz.


    Değerli Müminler!

    Kabir ziyaretinde bulunan kişi, âhireti hatırlamalı, dünyanın geçici olduğunu ve bir gün kendisinin de öleceğini düşünmelidir. Kabrin yanına gelince; “Mü’minler yurdunun sakinleri sizlere selam olsun. Allah’ın dileği vakitte, yakında biz de aranıza katılacağız. Allah’ın bizi de sizi de bağışlamasını dilerim” [3] denilir. Kabir ziyaretinde bulunan kişinin ölü için dua etmesi ve Kur’an okumasi uygun görülmüştür. Kabrin başında yüksek sesle ağlayıp gürültü yapmak, kabrin demirlik ve taşlarını öpmek, onlara sarılıp ağlamak ise kabir ziyaretinin adabıyla bağdaşmaz.

    SELAM VE DUA İLE...


    Fadıl AYGAN

    Vaiz/Ümraniye Müftülüğü

  5. #85
    Administrator KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2010
    Mesajlar
    6,225
    Rep Puanı
    10000

    Standart Cevap: Cuma'nız mübarek olsun

    Israftan kaçınmak SELAM!

    Muhterem Müslümanlar!

    İsraf, “ihtiyaç sınırını aşmak, aşırı harcamalarda ve ölçüsüz davranışlarda bulunmak” demektir. Cenâb-ı Hak; nimetlerini yeryüzünde ölçülü olarak yaratmış, israf edilmesini, boş yere tüketilmesini ise yasaklamıştır. Harcamalarımızda ne israf, ne de cimrilik olmayan orta yolun takip edilmesini istemiştir. Böylece tabiattaki denge korunacak, toplumlar nimet ve rızıklardan adaletle, makul bir şekilde istifade edeceklerdir. Nitekim Furkân Sûresi 67. âyetinde müminlerin güzel vasıfları belirtilirken şöyle buyurulmaktadır. “Onlar (yani müminler), harcadıklarında ne israf ederler ne de cimrilik. İkisi arasında, orta bir yol tutarlar”[1].

    Aziz Müslümanlar!
    Mü’minin her işi hayırlıdır, güzeldir, faydalıdır. Şu halde Cenâb-ı Allah’ın lütfu ile verilen nimetleri, gerek kendimiz kullanırken ve gerekse başkalarının istifadesine sunarken israf etmemeye dikkat etmeliyiz. Çünkü Kur’ân-ı Kerîm’de Rabbimiz israf edenleri sevmediğini
    [3] , saçıp savuranların ise şeytanların kardeşleri sayıldığını [4] belirtmektedir.

    Yüce Rabbimiz, insanoğluna sorumluluklar yüklemiş, hem de ona büyük nimetler vermiştir. Gökte ve yerde bulunanları onun istifadesine sunmuş, ama bu nimetlerden imtihana tabi tutulacağını haber vermiştir.

    Ne yazık ki millet olarak israftan kaçınabildiğimiz söylenemez. Özellikle, çöpe atılan ekmeklerden tutun da kamu malları, doğal kaynaklar, elektrik, su ve zaman gibi sayısız değerlerimizi israf etmekteyiz. Halbuki yeryüzünde hiçbir kaynak ve imkan sınırsız değildir. Günümüzde bunların değeri, daha da artmıştır. Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in bir akarsudan abdest alırken bile israf edilmemesi yönündeki öğütleri [4] , bunun ne kadar anlamlı olduğu asrımızda çok daha iyi anlaşılmaktadır.

    Aziz Cemaat!
    İsrafından en çok kaçınmamız gereken değerlerin başında “zaman” gelir. Akıp giden zamanın geri getirilmesinin asla mümkün olmadığını biliriz. Aslında Cenâb-ı Hakkın bahşettiği görünen ve görünmeyen bütün imkanlar aynı zamanda birer imtihan konusudur. Bunların israf edilmesi büyük bir vebaldir. Bunun için harcamalarımızda ölçülü olmak, ülke kaynaklarını dikkatli kullanmak, verimli alanlarda değerlendirmek, hem dinî hem de millî bir görevdir. Yarınlarımızın huzur ve rahatı için fert ve millet olarak iktisatlı davranmak ve israfa sapmamak zorundayız. Çünkü israf, Yüce Allah’ın verdiği nimetlere karşı bir nankörlük ve saygısızlıktır. İktisatlı olmak ise, o nimetlere gösterilen fiilî bir saygı ve gerçek bir şükürdür.

    Hutbemizi başta okuduğum hadis-i şerifin meâliyle bitiriyorum: “Şüphesiz Allah Teâlâ sizin için üç şeyden hoşnut olur, üç şeyden de hoşlanmaz. Sizin sadece kendisine ibadet etmenizden, O’na hiçbir şeyi ortak koşmamanızdan ve Allah’ın dinine sımsıkı sarılıp tefrikaya düşmemenizden hoşlanır. Dedi kodu yapmanızdan, çok sual sormanızdan ve malı telef etmenizden de hoşlanmaz” [2].

    [1] Furkân, 25/67.
    [2] Müslim, “Akdiye”, 10; Mâlik, Muvatta’, “Kelâm”, 20; Ahmed b. Hanbel, Müsned, II/327, 360, 367.
    [3] A’râf, 7/31.
    [4] İsrâ, 17/27.
    [5] İbn Mâce, “Tahâret”, 48; Ahmed b. Hanbel, Müsned, XI/221.

    İstanbul Müftülüğü
    Hutbe Komisyonu

    SELAM VE DUA İLE...

  6. #86
    Administrator KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2010
    Mesajlar
    6,225
    Rep Puanı
    10000

    Standart Cevap: Cuma'nız mübarek olsun

    Insan sevgisi Selam!

    Değerli Mü’minler!

    Yüce dinimiz İslam, önemli ahlakî ilkeler koymuştur. Bu önemli ilkelerden birisi de insan sevgisidir.*

    Sevgi duygusu, insanın hemcinsleriyle arasındaki ilişki ve kaynaşmasının en önemli unsuru ve toplumsal hayatın gelişip güçlenmesinin vazgeçilmez şartıdır. Bu bakımdan Kur’ân-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde bütün müslümanların kardeş olduğu vurgulanarak, onlar arasında güçlü bir sevgi bağı kurulması öngörülmüştür.

    Bu konuda Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:
    “Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin”[1]. “İyilikle kötülük bir olmaz. Kötülüğü en güzel bir şekilde sav. Bir de bakarsın ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiştir” [3].

    Yüreği sevgi dolu Peygamberimiz (s.a.s) de :
    “İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de kamil mü’min olamazsınız”[2]. “Mü’minler, birbirlerini sevmede, birbirlerine yakınlıkta, şefkat gösterip birbirlerini koruyup kollamada bir vücut gibidirler. Vücudun herhangi bir yerinde bir rahatsızlık olduğunda; bunu, vücudun tüm uzuvları hisseder” [4]buyurarak sevgi ve kardeşliği öğütlemektedir.

    İslam Dini’nin bu güzel öğütlerinden aldıkları ilham ile “Yaratılanı severiz yaratandan ötürü'' diyen Yunus Emreler, ''Bu kapı ümitsizlik kapısı değildir, ne olursan ol yine gel'' diyen Mevlânalar ve ''bir olalım, iri olalım, diri olalım'' diyen Hacı Bektaş-ı Veliler hep sevmeye ve sevgiye çağırmışlardır.

    Değerli Mü’minler!

    Bir ülkenin bireylerini ve nesillerini bir araya getirip kaynaştıran sevgidir. Toplum sevgiyle kaynaşır, huzurla yaşar. Sevgi ya ana-babanın evladını sevmesi gibi doğal olarak; ya da insanların adalet, cömertlik, edep, hayâ gibi ortak değer ve faziletlerde birleşmeleriyle iradî olarak gerçekleşir. Bu surette birbirini seven insanlar kendi mutluluğunu düşündüğü kadar diğer insanların yarar ve mutluluklarını da düşünürler. Böylece aralarındaki birlik ve kaynaşma daha da artar.

    Mevlana'nın ifadesiyle “sevgi; acıyı tatlıya, bakırı altına, hastalığı şifaya, zindanı saraya, belayı nimete ve kahrı rahmete dönüştürür.” İnsanı hayata bağlayan zincirin en güçlü halkası ve insanı yaratanına ulaştıracak en sağlam merdiven de yine sevgidir.

    Muhterem Mü’minler!

    İnsanlar arasında olması gereken dostlukların azalması, ona bağlı olarak da kin, öfke, hiddet ve düşmanlıkların artması temelde sevgi eksikliğinden kaynaklanmaktadır.Yanlış düşünce ve davranışlarla pek çok kötülüğün en önemli sebeplerinden biri de yine sevgi eksikliğidir. Halbuki sevgi olsa, öfkeler diner, düşmanlık duyguları biter, bir daha ortaya çıkma imkanı bulamadan kaybolup gider.
    Unutulmaması gereken bir husus da şudur ki, tüm faziletler, tüm iyilik ve güzellikler, sevgi ve samimiyet ortamında doğar ve gelişirler. Bu bakımdan, günümüzde yaşadığımız rahatsızlıklara karşı Allah rızasına dayanan sevgi pınarını herkesin gönlüne akıtmamız gerekmektedir. Çünkü bu sevgi ve samimiyet olmadan, yüce dinimizin hedeflediği faziletli hayat ve kâmil insan idealini yakalamamız mümkün değildir.

    Hutbemi bir ayetin meâli ile bitirmek istiyorum: “İman edip de iyi davranışlarda bulunanlara gelince, onlar için çok merhametli olan Allah, (gönüllerde) bir sevgi yaratacaktır” [5].

    [1] Hucurât, 49/10.
    [2] Müslim, “İmân”, 93; Ebû Dâvûd, “Edeb”, 131; Tirmizî, “İsti’zân”, 1; İbn Mâce,“Edeb”,11.
    [3] Fussilet, 41/34.
    [4] Buhârî, “Edeb”, 27.
    [5] Tâ-Hâ, 19/96.
    * Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 09.12.2005 tarihli hutbesidir.

    İstanbul Müftülüğü
    Hutbe Komisyonu

    SELAM VE DUA İLE...

  7. #87
    Administrator KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2010
    Mesajlar
    6,225
    Rep Puanı
    10000

    Standart Cevap: Cuma'nız mübarek olsun

    Selam!

    Muhterem Müslümanlar

    Tevhit Dini olan İslam’ın değerli mensupları, bahtiyar müminler,

    Bir saadet güneşi olarak doğan İslamiyet, renkleri dilleri ve kökenleri ayrı olan insanları aynı inanç etrafında birleştirmiş, kin ve düşmanlıkları ortadan kaldırarak, dünyamıza, insanlığa gerçek anlamda huzur ve barışı getirmiştir. Esasen İslam kelimesinin bir anlamı da “Barıştır” . Bu sebeple Müslüman huzur ve barış içinde yaşayan insan demektir. Huzur ve barış içinde olmak; birlik ve beraberliğimizi pekiştirmekle mümkündür.

    Dinimizdeki ibadetlerin bir gayesinin de Müslümanlar arasında birlik ve beraberliği oluşturmak olduğunu görürüz. İşte cemaatle namaz bunun en güzel örneğidir. Cami “toplayan, birleştiren” demektir. Orada tek kubbe altında saflar halinde günde beş defa Allah’ın evinde niçin toplandığımızı bir düşünelim. Saflarımızı sıklaştırıp omuzlarımızı birleştirerek gösterdiğimiz beraberliğimizi, kalplerimizi ve gönüllerimizi de birleştirerek göstermeliyiz. Hac ibadetinin en büyük gönül, fikir ve hareket birliği olduğunu kim inkar edebilir.!

    Aziz Müminler

    Müslümanları bölüp parçalamak için İslam’ın ilk yıllarından itibaren fitne ve fesat hareketleri başlamış, çeşitli şekillere bürünerek bulaşıcı bir hastalık gibi günümüze kadar gelmiştir. Bugün ise, bizleri savaş alanlarında yenemeyen ve bizimle bir daha savaşmayı göze alamayan şer güçler, çirkin emellerine ulaşabilmek için, ülke içinde her türlü fitne ve fesat tohumları ekerek, milletimizi içten çökertmeye çalışmaktadırlar.

    Tarih şahittir ki, inançları sarsılmış, dinî ve millî değerleri yıkılmış, birlik ve beraberliği yok olmuş milletlerin ayakta durduğu görülmemiştir. O halde aynı imanı taşıyan, aynı dine inanan, aynı Kur’an-ı okuyan aynı kıbleye yönelen ve aynı Peygamberin yolundan giden biz Müslümanlar, Millet olarak birlik içinde olmalıyız..Bu sadece millî bir görev değil, aynı zamanda çok büyük dinî bir sorumluluktur.

    “Bölünüp parçalanmayın”(1) diyen ilâhî bir kitabın mensupları olduğumuzu, “Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır”(2) diyen bir peygamberin ümmeti olduğumuzu, “Milletimin ayrılığa düşmesi kabrimin köşesinde bile beni rahatsız eder” diyen bir ecdadın torunları olduğumuz unutmamalıyız.

    Değerli Kardeşlerim.

    Birlik ruhu içinde hareket eden atalarımız, tarih boyunca büyük işler başarmış, Vatanımıza ve milletimize yönelen tehlikeleri bu sayede etkisiz hale getirmişlerdir. Milletçe karşılaştığımız güçlükleri bu gün aynı anlayışla bertaraf etmek için yüce Rabbimizin şu ayetine kulak vermeliyiz: “Allah’a ve onun Resulüne itaat edin. Birbirinizle çekişmeyin, yoksa gevşersiniz, kuvvetiniz dağılıp gider”. (3) Aynı vatanda bin yıl yan yana iç içe, birlikte kardeşçe yaşadık. Bundan sonra da aynı şekilde yaşamaya devam edeceğiz.

    Muhterem Kardeşlerim

    Bu gün 21 Mart Nevruz… Yüzlerce yıldan beri bu coğrafyada baharın müjdecisi olarak kutlanan Nevruz; ayrışmalara, kavgalara ve huzur bozucu davranışlara sebep olmamalı; aksine birliğimizi, dirliğimizi pekiştirmelidir.

    Yüce Allah ve Peygamberimiz (s.a.v) bizleri birlik olmaya çağırıyor.

    Ey bin yıldır bu topraklarda yaşayanlar!

    Ey cephelerde düşmanlara karşı yan yana, omuz omuza çarpışan şehitlerin, gazilerin torunları!

    Yüce Rabbimizin birlik çağrısına uyalım! Üzerinde yaşadığımız mübarek Vatanımızın üzerine titreyelim! Gönüllerimizdeki iman bağını, kardeşlik bağını kuvvetlendirelim! Bütün ayrılıkları, kin ve düşmanlıkları İslâm’ın rahmet ve şefkat suyu ile temizleyelim!

    Son olarak, Rabbimizin şu çağrısına kulak verelim:
    “Siz, kendilerine apaçık deliller, âyetler geldikten sonra parçalanıp, ihtilafa düşenler gibi olmayın. Çünkü öylelerine çok büyük bir ceza vardır.” (4 )

    1- Al-i imran , 3/ 103.
    2-Keşfü’l-Hafa c.1, s..333.
    3- Enfal, 8/ 46.
    4- Al-i imran, 3/105.


    Teyar TEKİN
    Barbaros Camii İmam – Hatibi
    Bayrampaşa/İstanbul

    Selam ve dua ile!

  8. #88
    Administrator KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY has a reputation beyond repute KURTBEY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2010
    Mesajlar
    6,225
    Rep Puanı
    10000

    Standart Cevap: Cuma'nız mübarek olsun

    [Linkleri Sadece Üyelerimiz GörebilirÜye Ol].............

  9. #89
    Taaa Ordan iste..... ALP_EREN has a reputation beyond repute ALP_EREN has a reputation beyond repute ALP_EREN has a reputation beyond repute ALP_EREN has a reputation beyond repute ALP_EREN has a reputation beyond repute ALP_EREN has a reputation beyond repute ALP_EREN has a reputation beyond repute ALP_EREN has a reputation beyond repute ALP_EREN has a reputation beyond repute ALP_EREN has a reputation beyond repute ALP_EREN has a reputation beyond repute ALP_EREN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Mesajlar
    13,725
    Rep Puanı
    10000

    Standart Cevap: Cuma'nız mübarek olsun

    Hayirli cumalar arkadaslar....

    __..)/.._____________..)/..___
    ¯¯””/(””¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯””/(””
    IRKCI DEYILIM TÜRKÜM..

    ÇINE SEDDI KURDURANDA BIZ, ATILLA ILE AVRUPAYA KAN KUSTURANDA...
    SELÇUKLU ILE BU TOPRAKLARI KESFEDENDE BIZIZ,ADINI TÜRK YURDU KOYANDA...
    ÇAG AÇIP ÇAG KAPAYANDA BIZIZ,PEYGAMBERIN HILAFETINE SAHIP ÇIKANDA...
    ATATÜRKLE CUMHURiYET KURANDA BIZIZ ONU KORUYACAK OLANDA..
    www.forumyeni.com
    __..)/..___ _________..)/..___
    ¯¯””/(””¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯””/(””




  10. #90
    Taaa Ordan iste..... ALP_EREN has a reputation beyond repute ALP_EREN has a reputation beyond repute ALP_EREN has a reputation beyond repute ALP_EREN has a reputation beyond repute ALP_EREN has a reputation beyond repute ALP_EREN has a reputation beyond repute ALP_EREN has a reputation beyond repute ALP_EREN has a reputation beyond repute ALP_EREN has a reputation beyond repute ALP_EREN has a reputation beyond repute ALP_EREN has a reputation beyond repute ALP_EREN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Mesajlar
    13,725
    Rep Puanı
    10000

    Standart Cevap: Cuma'nız mübarek olsun

    [Linkleri Sadece Üyelerimiz GörebilirÜye Ol]..............

    __..)/.._____________..)/..___
    ¯¯””/(””¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯””/(””
    IRKCI DEYILIM TÜRKÜM..

    ÇINE SEDDI KURDURANDA BIZ, ATILLA ILE AVRUPAYA KAN KUSTURANDA...
    SELÇUKLU ILE BU TOPRAKLARI KESFEDENDE BIZIZ,ADINI TÜRK YURDU KOYANDA...
    ÇAG AÇIP ÇAG KAPAYANDA BIZIZ,PEYGAMBERIN HILAFETINE SAHIP ÇIKANDA...
    ATATÜRKLE CUMHURiYET KURANDA BIZIZ ONU KORUYACAK OLANDA..
    www.forumyeni.com
    __..)/..___ _________..)/..___
    ¯¯””/(””¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯””/(””




+ Konuyu Cevapla

Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

     

Visitors found this page by searching for:

hayırlı cumalar

HAYIRLI GÜNLER MESAJLARI

cuma mesajları

Dr. bilal esen

hayırlı cumalar olsun mesajları

Elâ inne ahsenel-kelâm ve ebleğan-nizam hangi ayet

hayırlı cumalar mesajı

hayırlı cumalar mesajları

i̇nnâllahe yemürü bil - ‘adli vel - ihsânive itâi zil-kurba ve yenhâ ‘anil - fahşai vel - münkeri vel - bağy. ye‘ızuküm le‘alleküm tezekkerûn anlamııı

allahümme zıddı ilmen ve fehmen

“benim için sözlerin en güzeli en doğru olanıdır†arapça metni

hayirli günler

innâllahe yemürü bil - ‘adli vel - ihsânive itâi zil-kurba ve yenhâ ‘anil - fahşai vel - münkeri vel - bağy. ye‘ızuküm le‘alleküm tezekkerûn kuranda hangi süre

forumyeni.com

yusuf nebhani-efdalüssalavat kitabı

ALLAH için sevmek ve sevilmek tek dilegim.cumanız mubarek olsun

bilal esen diyanet

allahümme salli ala muhammedin abdike ve nebiyyike ve resulike-n-nebiyyil ümmiyyi ve ala alihi ve sahbihi ve sellem

bilal esen ictihad

SEO Blog

Bu Konu İçin Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok